 Kürdistan Öğrenciler Birliği’nin (YXK) Düsseldorf Birimi, ‘Kürt Özgürlük Hareketi’ konulu bir panel düzenledi.YXK tarafından, Düsseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi’nde ‘Kürd Özgürlük Hareketi’ konulu bir panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak, ‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Barış İnisiyatifi’ temsilcisi Reimar Heider, Kürt Kadın Barış Bürosu (CENÎ) temsilcisi Gülbahar Arslan ve Dialog Kreis temsilcisi yazar Mehmet Şahin katıldı.
Kürt, Türk ve Alman öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panel saat 18:30’da YXK’li bir öğrencinin açılış konuşması ile başladı. YXK temsilcisi böyle bir paneli düzenlemelerinin amacının Kürt sorununu ve özellikle modern Kürt Özgürlük Hareketi’ni fazla tanımayan kesimleri bilgilendirmek ve önyargılı yaklaşımları aşabilmek için böyle bir panel düzenlediklerini söyledi. Panel’de ilk söz alan ‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Barış İnisiyatifi’ temsilcisi Reimar Heider, Kürt Özgürlük Hareketi’nin çıkış koşulları, tarihsel gelişimi konusunda dinleyicileri bilgilendirdi.
Konuşmasında ağırlıklı olarak modern Kürt Özgürlük Hareketi PKK’nin son otuz yıllık sürecini anlatan Heider, bu süreç içerisinde Türk devletinin uyguladığı Kürtler üzerindeki yasaklamalar, köy yakmalar vb. konular ile KCK Önderi Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm projesi hakkında açıklamalar yaptı. Panelin ikinci konuşmacısı, CENÎ temsilcisi Gülbahar Arslan ise konuşmasında daha çok Kürt Özgürlük Hareketi içerisindeki kadın mücadelesini, Kürt kadınının özgürlük anlayışı ve mücadelesini anlatan bir konuşma yaptı.
Gülbahar Arslan, PKK mücadelesi içinde gelişen ve ordulaşan Kadın Hareketi’nin sadece aktif silahlı mücadele içerisinde değil demokratik zeminlerde ve Avrupa’da da örgütlü bir şekilde mücadele vererek, büyük mesafe katettiğini anlattı.
‘Uzatmaya yönelik nafile çabalar’
Konuşmasına ‘Neden Kürt sorunu, neden ulusal sorun?’ Diye bir soruyla başlayan üçüncü panelist Mehmet Şahin, Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk ve Kürt halklarının ortaklaşa kurduğunu ancak cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürtlerin haklarının tanınmadığını, gaspedildiğini ve bir Türkleştirme politikasının uygulandığını söyledi.
Bu konuda tarihten somut örnekler veren Şahin, “bugün bile hala ismindeki W harfinden dolayı Alman vatandaşı olan bir Kürt çocuğu sınırdışı edilebiliyor, Kürtlerin demokratik alandaki temsilcilerine karşı adeta terör uygulanıyor; Kürt Özgürlük Hareketi ve sivil halka yönelik sürekli bombardımanlar gerçekleştiriliyor” diye konuştu.
Latin Ameika ve Afrika’dan örnekler veren Şahin, geçmişte ‘terörist’ muamelesi gören özgürlük savaşçılarının bugün halklarının özgürlüğünü sağladığını, Türkiye ve Kürdistan’da da sürecin bu şekilde gelişeceğini söyledi. Şahin,“Türk devleti günümüzdeki bu yaklaşımı ve uygulamalarıyla Kürtlerin gelişen demokrasi ve özgürlük mücadelesini engelleyemeyecektir. Bunlar süreci uzatmaya yönelik nafile çabalardır” dedi. Şahin son yerel seçimlerde en az 2,5 milyon yetişkin insanın DTP’ye oy verdiğini ve DTP’nin de Kürt sorununu çözümünde adresi net olarak gösterdiğini söyleyerek, Kürtlerin sorunun çözümünün demokratik bir zeminde olmasını istediklerini belirtti. Panelistler, verilen aranın ardından ikinci bölümde dinleyicilerin sorularını yanıtladılar.
MURAT ALPAVUT/ DÜSSELDORF YeniOzgurpolitika.org
|