 Almanya’nın Augsburg kentinde yaşayan E. K., her hafta Köln’e giderek “Kürtçe Öğren ve Öğret’’ projesi kapsamındaki kursa katılıyor. Dünyada her canlının kendisini ifade ettiği bir dili var.
Anadili en başta anneden, sonra yakın aile çevresinden, sonra da ilişkide bulunduğu çevreden öğrenen insanın, toplumla en güçlü bağını dil oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim Kültür Örgütü’nün (UNESCO) araştırmalarına göre dünya genelinde 6 bin 700 civarında dil kullanılıyor. Her yıl 21 Şubat günü bütün dünyada “Uluslararası Anadil Günü” olarak kutlanıyor. Dünyada çok sayıda halk anadilini kullanamadığından, dilleri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Kürt halkı da uzun yıllardır kendi anadili için mücadele ediyor.
Yaşadığımız Avrupa ülkelerinde özellikle de Almanya’da anadili öğrenme konusunda bir çok imkan varken, bizler bu imkanı ne kadar değerlendirebiliyoruz?
Bu soru, Kürtlerin anadille eğitim talep ettiği ve bu yönlü demokratik tepkilerini ortaya koyduğu bir dönemde, Avrupa ülkelerinde yaşayan Kürdistanlılar için daha da güncel ve önemli bir boyut kazanıyor. İmkanları değerlendirmek bir yana, Kürdistan Öğretmenler Birliği tarafından Almanya’nın birçok şehrinde resmi okullarda açılan Kürtçe dersler, öğrenci yetersizliğinden dolayı kaldırılıyor. Ancak bütün bu olumsuzluklar içinde bile, anadilini öğrenme, onunla kendini ifade edebilme bazıları için bir tutku durumunda. E. K. bu tutkuyla yaşayan Kürdistanlılardan biri...
Kürtçe için bin kilometre yol katediyor
Almanya’nın Augsburg kentinde yaşayan E. K., Kürtçe öğrenmek için her hafta, geliş ve geri dönüş hesaplandığında, bin kilometrelik yolculuk yapıyor. K., Kürtçe öğrenmek için Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ve Kürt Enstitüsü’nün, Enstitü bünyesinde birlikte organize ettikleri ‘’Kürtçe Öğren ve Öğret’’ projesi kapsamındaki kursa katılıyor. K., 31 Mayıs’tan beri her Pazar günü Köln’e gelip gidiyor.
Kendisinin, yıllardır ana dilini tam bilemediği için zorlandığını söyleyen Kı., ‘’Kitaplardan veya Tv’den öğrendiklerin sende kapalı kalıyor. Başkasına veremiyorsun. Ben, bu proje kapsamında dili daha iyi öğrenerek sadece kendimde kalmasını değil, yakınlarıma, çevremdekilere hatta yapabilirsek yaşadığımız yerde Kürtçe kurslar açarak öğretmek istiyorum’’ diyor.
Bir enerji firmasında çalışan K. her hafta geliş gidişin kendisini zorlamasına rağmen anadili öğrenmek için buna değdiğini söylüyor. Kürt ailelerin çoğunda olduğu gibi E.n’in ailesinde de genelde Türkçe konuşulmuş. Kendi anadilinin dışında Türkçe konuşulması, E. K. için çok çelişkili bir durum haline gelmiş. 7 yıl önce artık Kürtçe öğrenmeye karar veren K., Kürtçeyi daha da pratikleştirerek gramer düzeyinde öğrenip, daha da ilerletmek için Köln’de bulunan Kürt Enstitüsü’ne gelmeye karar vermiş.
‘Öğrenme çabamız olmalı’
Yaşadığı Augsburg ve çevresinde Kürtçe kursları olmadığı için Köln’e gelen K., anadilini öğrenme çabasını şu sözlerle anlatıyor: ‘’İlk defe Kürtçe kursa katılıyorum. Ben sadece kendim öğrenmek istemiyorum. Burada öğrendiğim anadilimi, bulunduğum yerde kurslar açarak öğrenmek isteyenlere de öğretmek istiyorum. YXK’nin bu yönlü bazı projeleri var. Tabii öncelikli olarak burada iyi bir derecede bitirip sertifikamı almayı hedefliyorum. Örneğin, biz öğrenciler, bazen bir araya geldiğimizde Kürtçe bilen arkadaşlar olmasına rağmen ya Türkçe ya da Almanca konuşuyoruz. Neden Kürtçe konuşmuyoruz? Bilmeyenlerimiz var ama öğrenmek için çabalarımız olmalı.”
Kılıç’a anadili öğrenmek için gösterdiği bu çabanın mali boyutunu soruyoruz. Her ay ne kadar yol parası ödüyor?
E. bu soruya cevap vermek istemiyor. Sorumuzu yineleyince, K. ayda 264 Euro bilet parası ödediğini söylüyor. Almanya’da yaşayan ve çalışmayan herhangi bir kişinin Sosyalamt’tan aylık 345 Euro yardım parası aldığı düşünülürse, K.n’ın çabasının ne kadar anlamlı olduğu anlaşılıyor.
ERDAL ALIÇPINAR/ KÖLN |